Arama motorları kontrolü ele mi geçiriyor?

Dijital dünyayı anlamaya başlayanlar arama motorlarının büyüklüğünü görünce çok şaşırıyor.

Arama motorları kontrolü ele mi geçiriyor?

Pandemi sürecinde insanların dijitale merakı ve bazı farkındalıklar yaşaması gayet doğaldı. Bu esnada bilenler daha çok araştırdı, bilmeyenler bazı gerçeklerin farkına vardı.
Ama herkesin fikir birliğine vardığı ortak nokta; arama motorları ve sosyal medyanın, dijital hayatın patronları oldukları gerçeğiydi sanırım. Peki bu korkunç bir şey mi gerçekten? Yani bizi ele mi geçiriyorlar?
Bu soruların cevabı hem evet, hem de hayır. Dijital dünya, işlerin nasıl döndüğünü anlayanlar için müthiş fırsatlar barındırırken, konuya uzaktan bakanların maniple edildiği ve tüketici yanlarının etki altında tutulduğu bir aleme dönüşür. 


Bu ne demektir?


Olaya şöyle bakın;
İnternet bir derya ve buraya dileyen herkes  özgürce projeler üretiyor. Bazı projeler sadece fayda için olsa da çoğunluğu belli bir amaç için varlığını sürdürüyor. Bu amaç ise genel olarak daha çok kazanç sağlamak. Bu amaç uğruna projeler sürekli geliyor. Özellikle yapay zeka kullanımın arttığı bu projelerin bazıları çok başarılı olup, milyarlara ulaşabiliyor. Belli bir hacmi aşan projeler ise varlıklarını sürdürebilmek için bir noktadan sonra bu kazançlarını korumak için paylaşmak zorundalar. Yani biz olmadan onlar da olamıyor. 


Nasıl mı?


Mesela Google ve facebook bu konuya en iyi 2 örnek. İnsanlara tamamen ücretsiz olarak arama ve paylaşım hizmeti verirken, elde ettikleri veri tabanını diğer girişimcilerle paylaşarak gelir elde ediyorlar.
Bunu da reklam yönetimi ile yapıyorlar. Tabi biz işin ticari paylaşım yönünden bahsediyoruz. Aynı zamanda bu verilerle seçimleri dahi etkileyecek bir güce geldikleri gerçeğini de göz ardı etmemek lazım. Biz yine konumuza dönelim. Verilerin detaylarını beraber çalıştıkları girişimcilere açmıyorlar. Ancak  belli hedeflemeler yaparak istediğiniz insanlara reklam göstermenizi sağlıyor ve  kazan-kazan mantığı ile çalışıyorlar. Tabi bunun için belli kurallar koyup girişimcilerin o kurallara uymalarını da istemek doğal hakları..
Mesela Google, sitenizi sıralamalarda yükseltmek veya sitenizde daha çok gelir getiren reklamlar yayınlanmasına izin vermek için, web sitenizin belli kriterlere uymasını istiyor. Aslında detaylı incelediğinizde bu kriterlerin gayet mantıklı ve dürüstlük üzerine kurulduğunu görebiliyorsunuz. Yani diyor ki “benim ziyaretçilerim, aradıklarını sitenizde bulur ve bundan memnun olursa bende memnun olurum ve sizi de memnun ederim” 
Şimdi bu kuralları koyuyor diye suçlayabilir miyiz? Hem sitelerimizin kalitesini artırıyor hem de gelirimizi artırıyor. Buna memnun olmamak için farklı bir düşünceye sahip olmamız gerekmektedir. 

Dünya gelecekte nasıl bir yaşam barındıracak bilinmez. Ancak elimizdeki veriler dijital yaşamın uzun bir süre daha bizi çevreleyeceği bir gerçek. Yani bu süreçte başarılı olmak için dijital dünyanın ekosistemini anlamak, öğrenmek ve kullanmak zorundayız. Daha büyük ve güçlü projeler yapamıyorsak, bunu başaranlarla işbirliği yapmak bu ekosistemde var olmanın zorunluluğu da diyebiliriz.