Eskişehir'de inatla "kültür" diyen bir dergi

Eskişehir'de inatla "kültür" diyen bir dergi
Eskişehir porsuk kültür dergisi

     Günümüzde, özellikle kafelerde ve kamuya açık birçok alanda karşımıza çıkan yayınların başında dergiler geliyor. İnsanlarımızın dergi okuma alışkanlığının artmaya başladığı son yıllarda olağandır ki piyasada da bir sürü yeni yayın okuyucunun karşısına çıkıyor. Ulusal yayın yapan dergilerin yanı sıra yerel bazda dağıtımı olan dergilerin de sayısı bir hayli fazla. Kültür-Sanat denildiğinde aklıllara gelen şehirlerden biri de şüphesizdir ki şehrimiz Eskişehir. Bu yazımızda ise sizlere popüler kültür içerisinde yükün başını çeken dergicilik sektöründen, şehrimizde dağıtılan bir dergiden bahsedeceğiz. Porsuk Kültür-Sanat Dergisi.


Temmuz ayı itibariyle on beşinci sayısını okuyucularla buluşturan dergi şehirimizin tek külür-sanat dergisi olma özelliğini taşıyor. Oluşturdukları geniş yazar kadrosu ve sağladıkları süreklilik Porsuk Kültür’ün başarısının ilk adımları olduğu kesin. Seçtikleri dosya konusu ve konu dahilinde kaleme aldıkları yazılarıyla raflardaki diğer dergilerden farklı bir içerik oluşturmayı başardılar. Bu da elbette okuyucunun ilgisini çekmekte.
    İlk sayılarda oluşturdukları yerel havayı kaybetmeyen dergi, her sayısında Türk ve Dünya kültüründen birçok farklı konuya da yer vermeye devam ediyor. Şu zamana kadar dergide   Balkanlar, Çocuk, Kılık Kıyafet, Su, Araba, Kağıt, Zaman, Şerbet, Mimari gibi dosya konularına yer verilmiş, bu konular dahilinde ise akıllara gelmeyen, popüler kültürün içerisinde yer bulamamış ve üstü tozlanmış konuları tekrar gün yüzüne çıkarmayı başarmıştır. 
    Çocuk dosya konulu sayıda Birsen Sunguray’ın anlatmış olduğu Pamuk Prenses hikayesi, bizi her ne kadar çocukluğumuzun uyku öncesi masallarına götürse de Jorge Bucay’ın yazıda yer alan alıntısı aslında yazının tam manasıyla özetini bizlere oluşturuyor. “Masallar çocuklara uyumaları, yetişkinlere de uyanmaları için anlatılır.” Aralık 2018 tarihiyle raflarda olan Kılık-Kıyafet konulu sayıda Lavinya Öz geçmişten günümüze moda anlayışının nasıl değiştiğini eğlenceli bir dille bizlere aktarmış, kültürümüzdeki giyim-kuşam değişiminin tanımı da yine dergide oldukça güzel yapılmış. Yeni yıl itibariyle raflardaki yerini alan Su dosya konulu Ocak sayısında ise şehrimizin içme suyu olan Kalabak’tan bahsetmeyi unutmamışlar. Şaman çayından açtıkları bahis ile de yine içerik anlamında farklarını ortaya koymuşlar. Kader Tanç “Spiritüel Öz Yolculuk” yazısıyla şamanizm ve ritüellerinden oldukça açıklayıcı ve ilgi çekici bir dille bahsetmiş. Ve Araba konulu şubat sayısının kapağında bizleri şehrimizin medarı iftiharı Devrim Arabası karşılıyor. “Bir Yarışın Buruk Galibiyeti” yazısıyla Gökçe Deniz Devrim Arabasının hüzünlü hikayesini anlatmış. Okuyucusuna yine ters köşeye yatıracak bir yazı da Şubat sayısında İlhan Tekin’in kaleme aldığı “Kent Yayalarındır ya da Hepimiz Yayayız” başlıklı yazısı, kent yaşamının keşmekeşine biraz sitem ediyor. On birinci sayısında Kağıt dosya konusuna yer veren dergi Talas Savaşı ile kağıdın adeta miladına keskin bir çizgi çekiyor. Ömer Burak Sert bu yazısında kağıdın medeniyetler arası nasıl el değiştirdiğini anlatıyor bizlere. İşte klişenin üstünü koyu bir kalemle çizen bir başka yazı daha. Ahmet Balcı “Üçkağıtçılık” isimli yazısıyla dosya konusuna farklı bir bakış açısı getiriyor. Zaman ne de çabuk akıp gitmiş dergi adına. Ama bu geçen zamana ne kadar da güzel şeyler sıkıştırmayı başarmışlar öyle değil mi? Birinci yıllarını kutlarken Zaman dosya konusuyla karşımıza çıkan dergi, aynı zamanda bu sayıda Porsuk Kültür isminin nereden geldiğini anlatan bir yazıya da içerisinde yer vermiş. Gökçe Güneyoğlu yüreklerimizi okşayan, “Saat Dokuzu Beş Geçe” yazısıyla bizleri duygulandırıyor. Vefat ettiği tarihten çok saat ve dakikasıyla anılan ve bu özelliği ile de yine tek olan Mustafa Kemal Atatürk’e olan hasretimiz bu yazıda bir kez daha ön plana çıkıyor. Mimari denilince tüm cihan üzerinde akıllara gelen ilk isimlerden bir tanesi elbette ki Mimar Sinan’dır. Fakat Porsuk Kültür her zaman olduğu gibi tarzını koruyor ve dergide Mimar Sinan yerine eş değerde fakat geri planda kalmış Balyan Kardeşleri işliyor. Abdullah Güvenkaya’nın kaleme aldığı bu yazı şüphesiz ki Osmanlı Mimarisi adına hepinizi şaşkına uğratacak türden. Nevin Yüksel’in yazdığı “Cihannüma Sekizlisi” yazısı ise şehrimizdeki Sazova Parkı’nda bulunan Masal Şatosu’nu çok farklı bir tema üzerinden anlatmayı başarmış. Son olarak on beşinci sayılarında Ruh temasını işleyen Porsuk Kültür kapağında Amigo Orhan’a yer vererek ‘1965 Ruhu’na gönderme yapıyor. Astral Seyahat, Reenkarnasyon gibi klasik konularında yanında Tuz Ruhu, Kadın Ruhu ve Takım Ruhu gibi konulara da yer verilen bu sayıda Sadettin Teksoy röportajı oldukça dikkatleri çekiyor. 
    Dergi dosya konusu haricinde her sayıda tiyatro, sinema, edebiyat, tarih, resim, mitoloji, felsefe, kitap, metafizik, arkeoloji gibi geniş yelpazede birçok konuya yer vermektedir. Bunun dışında Gökçe Güneyoğlu’nun kaleme aldığı ve ileride kitaplaştırmayı düşündükleri “Rölanti Supi” isimli tefrika hikayesi ile de birçok edebiyat dergisine de nazire ediyor. 
Eskişehir harici otuz beş farklı ilde abonesi ve ülke üzerinde yedi bölgede takipçisi bulunan Porsuk Kültür Dergisi’ni şehrimizde İnsacıl Sahaf, Adımlar Kitabevi ve Yediler Kitabevi gibi büyük kitabevlerinden ve şehirde bulunan tüm sahaflardan temin edebilirsiniz. Temmuz ayı itibari ile de tüm Esstore mağazalarında Porsuk Kültür Dergi satışı yapılmaya başlanmıştır. Yine Temmuz ayı itibari ile Ankara Turan Kitabevi ve Ankara Kurtuba Kitap Kafe ile İstanbul’da üç mağazasıyla himzet veren Mephisto Kitap ve Kahve’nin Beyoğlu, Kadıköy ve Beşiktaş şubelerinden dergiye ulaşabilirsiniz. 
   Dergi böylelikle ülke genelinde şehrimizin tanıtımda büyük bir rol oynayacağını bizlere göstermiş oluyor. Bu ay itibari ile de şehirmizin tek yayınevi olma ünvanına da ulaşmış durumdalar. Bu doğrultu da ise bir Eskişehir Kitaplığı oluşturmak niyetleri var. Porsuk Kültür Dergi’yi www.porsukkultur.com adresinden ve sosyal medya hesaplarından @porsukkultur ismiyle takip edebilir, kendileriyle iletişime geçerek dergiye abone olup bu kültürel geleceğe bir destek de sizler verebilirsiniz. 
Şimdiden herkese keyifli okumalar.